Tuesday - Saturday: 11.00 - 19.00
Defne Tesal
Earthrise, 2025
Stitching on fabric
21 x 18 cm
Copyright The Artist
Serginin girişinde bizi parlak kırmızı biyeli mavi nakıştan Dünya’nın Doğuşu karşılıyor. Uzak bir mesafeden bakmaya davet ediliyoruz mavi gezegenimize. Hayata dair her şey; gittiğimiz ya da gitmeyi hayal ettiğimiz her...
Serginin girişinde bizi parlak kırmızı biyeli mavi nakıştan Dünya’nın Doğuşu
karşılıyor. Uzak bir mesafeden bakmaya davet ediliyoruz mavi gezegenimize. Hayata dair her şey; gittiğimiz ya da gitmeyi hayal ettiğimiz her yer, tüm evlerimiz,
tüm okullarımız, iş yerlerimiz, gezdiğimiz ya da gezmediğimiz sokaklar, parklar
ve mezarlıklar, lunaparklar, tatil köyleri, çöplükler, tapınaklar, harabeler, dinozor
kemikleri, evcil ve vahşi hayvanlar, bitkiler ve likenler ve bulunmuş ya da bulunmamış türler, yaklaşık sekiz milyar insan ve onların ölü akrabalarının kalıntıları,
tüm sevdiklerimiz, tanıdıklarımız, sevemediklerimiz, uyuz olduklarımız, henüz tanışmadıklarımız, aşklarımız ve tutkularımız, hatalarımız, yanından geçip gittiğimiz
ve belki fark etmediğimiz, önemli, önemsiz şeyler, ihtimaller… Hepsi orada, bir
iplikle sıkı sıkıya dikili ve düğümlü birbirine ve etraflarındaki, kendilerinden katbekat büyük boşluğa. Biz Ay’ın ya da hiç bilmediğimiz başka bir gezegenin ufkunda,
onun yükselişini izliyoruz. Bir gün daha doğuyor bizden uzakta. Ve belki bizlerin
bir başka ihtimali de yeni bir güne uyanıyor.
At the entrance of the exhibition, we are greeted by Earthrise, a blue embroidery with a vivid red trim. It invites us to look at our blue planet from a distance.
Everything that belongs to life is there: every place we have been or dreamed of
going, all our homes, our schools, our workplaces, the streets that we may or may
not have walked, parks, amusement parks, cemeteries, holiday resorts, rubbish
dumps, sanctuaries, archaeological sites, as well as, dinosaur bones, domesticated and wild animals, plants and lichens, discovered and undiscovered species,
nearly eight billion people and the remains of their deceased relatives, besides, all
those we love, fail to love, or feel irritated by, ones we have not yet met, our passions, our mistakes, things we passed by without noticing, the important and the
trivial, and the countless possibilities… All of it is there, tightly stitched and knotted together with thread, suspended within a vast emptiness far greater than itself.
We watch the Earth rise from the horizon of the Moon, or perhaps from some other
planet unknown to us. Somewhere far away, a new day is dawning. And perhaps
another possibility of ourselves awakens with it.
karşılıyor. Uzak bir mesafeden bakmaya davet ediliyoruz mavi gezegenimize. Hayata dair her şey; gittiğimiz ya da gitmeyi hayal ettiğimiz her yer, tüm evlerimiz,
tüm okullarımız, iş yerlerimiz, gezdiğimiz ya da gezmediğimiz sokaklar, parklar
ve mezarlıklar, lunaparklar, tatil köyleri, çöplükler, tapınaklar, harabeler, dinozor
kemikleri, evcil ve vahşi hayvanlar, bitkiler ve likenler ve bulunmuş ya da bulunmamış türler, yaklaşık sekiz milyar insan ve onların ölü akrabalarının kalıntıları,
tüm sevdiklerimiz, tanıdıklarımız, sevemediklerimiz, uyuz olduklarımız, henüz tanışmadıklarımız, aşklarımız ve tutkularımız, hatalarımız, yanından geçip gittiğimiz
ve belki fark etmediğimiz, önemli, önemsiz şeyler, ihtimaller… Hepsi orada, bir
iplikle sıkı sıkıya dikili ve düğümlü birbirine ve etraflarındaki, kendilerinden katbekat büyük boşluğa. Biz Ay’ın ya da hiç bilmediğimiz başka bir gezegenin ufkunda,
onun yükselişini izliyoruz. Bir gün daha doğuyor bizden uzakta. Ve belki bizlerin
bir başka ihtimali de yeni bir güne uyanıyor.
At the entrance of the exhibition, we are greeted by Earthrise, a blue embroidery with a vivid red trim. It invites us to look at our blue planet from a distance.
Everything that belongs to life is there: every place we have been or dreamed of
going, all our homes, our schools, our workplaces, the streets that we may or may
not have walked, parks, amusement parks, cemeteries, holiday resorts, rubbish
dumps, sanctuaries, archaeological sites, as well as, dinosaur bones, domesticated and wild animals, plants and lichens, discovered and undiscovered species,
nearly eight billion people and the remains of their deceased relatives, besides, all
those we love, fail to love, or feel irritated by, ones we have not yet met, our passions, our mistakes, things we passed by without noticing, the important and the
trivial, and the countless possibilities… All of it is there, tightly stitched and knotted together with thread, suspended within a vast emptiness far greater than itself.
We watch the Earth rise from the horizon of the Moon, or perhaps from some other
planet unknown to us. Somewhere far away, a new day is dawning. And perhaps
another possibility of ourselves awakens with it.
Provenance
The Artist1
of
9